SAP ve DATABASE Security: Cisco Secure the Enterprise Solutions + SecurityBridge + DataSunrise ile Entegre SAP Güvenliği Tasarımı

Cisco ISE + Cisco DUO + Cisco UMBRELLA + Cisco XDR + Cisco SPLUNK + SecurityBridge + DataSunrise

© 2025 Equip Solutions and/or its affiliates. All rights reserved.

Bu doküman, Equip Solutions’ın SAP ve Veri Tabanı Güvenliği için Cisco, SecurityBridge ve DataSunrise ile birlikte oluşturduğu en kapsamlı entegre çözümü sunmaktadır. Her katman diğerini güçlendirir ve birlikte Defense-in-Depth stratejisi ile kurumunuzu en gelişmiş siber tehditlere karşı korur.

SAP ve DATABASE Güvenlik Çözümü Mimarisi ve Koruma Katmanları

7 Katmanlı Entegre Güvenlik Ekosistemi

1. DNS Katmanı: Cisco UMBRELLA ↓ Tehdit yaratan domainleri bağlantı öncesinde bloke et

2. Kimlik Doğrulama: Cisco ISE + Cisco DUO ↓ MFA + Cihaz güvenlik kontrolleri

3. Ağ Segmentasyonu: Cisco ISE ↓ Dinamik Erişim Kontrolleri + Zero Trust Network Access

4. SAP Uygulama Katmanı: SecurityBridge ↓ SAP-native Tehdit Tespiti + Davranış Analizi

5. DATABASE Katmanı: DataSunrise ↓ Database Firewall + Veri Maskeleme + Anomali Tespiti

6. Tehdit Korelasyon: Cisco XDR ↓ Multi-vector Tehdit Analizi + Otomatik Yanıt

7. Merkezi Yönetim: Cisco SPLUNK ↓ SIEM + SOAR + Kapsamlı Görünürlük

Her Çözümün Rolü ve Katkı Dağılımı

Cisco UMBRELLA DNS Security (1. Savunma Hattı: DNS)

İnternet trafiği başlamadan önce tehditleri engelleme

DNS seviyesinde malware, ransomware, phishing ve C2 callback engelleme

Günde 620 milyar DNS isteği analizi

Cisco Talos Threat Intelligence entegrasyonu

SAP/Database erişimi için kullanılan tüm DNS sorgularını filtreleme

Bulut tabanlı SWG (Secure Web Gateway) ile URL filtreleme

SAP sistemine erişmek için kullanılan phishing domain’lerini engelleme

Database sunucularına yönelik malicious domain bağlantılarını bloke etme

Veri sızdırma girişimlerini DNS seviyesinde tespit etme

Cisco ISE + Cisco DUO (2. Savunma Hattı: Kimlik ve Erişim)

Kimlik doğrulama ve ağ erişim kontrol katmanı

Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA)

Cihaz güvenlik posture kontrolü

Ağ segmentasyonu ve dinamik politika uygulaması

Konum ve zaman tabanlı erişim kontrolü AI-tabanlı kimlik tehdit tespiti

SAP GUI, SAP Fiori, database client bağlantıları için güçlü MFA Compromised credential ile erişim engellemesi

SAP production ortamını development’tan ağ seviyesinde izole etme

SecurityBridge (3. Savunma Hattı: SAP Uygulaması)

SAP-native tehdit tespiti ve uyum kontrolü

SAP-spesifik kullanıcı davranış analizi (UEBA)

SAP erişim haklarının sürekli denetlenmesi

SAP code vulnerability taraması

SAP change management izleme

GDPR, SOX, HIPAA uyum otomasyonu

SAP seviyesinde anomali tespiti Database katmanına iletilir

Şüpheli SAP işlemleri DataSunrise’a alert gönderir

SAP authorization değişiklikleri Database erişim politikalarını günceller

DataSunrise (4. Savunma Hattı: Database)

Veri tabanı trafiği güvenliği ve veri koruma

Database firewall (SQL injection engelleme)

Dinamik ve statik veri maskeleme

Database activity monitoring (DAM)

Anomali tespiti ve davranış analizi

Hassas veri discovery ve classification

SAP uygulama sunucusundan gelen SQL sorgularını analiz eder

Beklenmedik Database erişim pattern’lerini SecurityBridge’e iletir

SAP authorization bypass girişimlerini Database seviyesinde engeller

Cisco XDR (5. Savunma Hattı: Tehdit Korelasyonu ve Yanıt)

Multi-vector tehdit tespiti ve otomatik yanıt

Endpoint, network, firewall, email, DNS, identity telemetri korelasyonu

AI-destekli tehdit tespiti ve önceliklendirme

Otomatik playbook-based incident response

Cisco Talos threat intelligence entegrasyonu

Forensic veri toplama ve chain-of-custody koruma

SecurityBridge ve DataSunrise’dan gelen alertleri diğer güvenlik olaylarıyla korelasyon kurar

SAP sunucusu compromise edildiğinde otomatik ağdan izolasyon

Database exfiltration girişimlerini endpoint, network ve DNS verisi ile doğrular

Cisco ISE ile entegre olarak şüpheli kullanıcıları otomatik şekilde ağdan ayırır

Cisco SPLUNK SIEM (6. Savunma Hattı: Merkezi Görünürlük)

Merkezi log yönetimi, analiz ve uyum raporlama

Enterprise Security (ES) SIEM platform

SOAR (Security Orchestration, Automation and Response)

AI-destekli tehdit tespiti ve investigation

Uyum raporlama otomasyonu

Cisco XDR native entegrasyonu

Umbrella, ISE, SecurityBridge, DataSunrise, XDR’den tüm logları toplar

SAP RFC çağrılarını database query’leri ile korelasyon kurar

Uyum audit raporlarını otomatik oluşturur (GDPR, SOX, HIPAA)

Incident timeline’ı tam görünürlük ile oluşturur

AI Assistant ile incident investigation süresini %60 azaltır

Kapsamlı Senaryolar: Neleri Başarabileceksiniz?

Senaryo 1: Phishing Saldırısı + SAP Erişimi Denemesi + Database Exfiltration Girişimi

7 Katmanlı Savunma Başarısı

[T+0] Saldırgan phishing email gönderir

↓

[T+5dk] Kullanıcı phishing linkine tıklar

↓ Cisco Umbrella: Malicious domain tespit edildi. BLOKE.

X Saldırı durduruldu (1. Katman)

↓

Ancak saldırgan başka bir yol dener:

[T+10dk] Saldırgan çalınmış şifre ile VPN’e giriş yapar

↓ Cisco DUO: Telefona push notification gönderildi

↓ Gerçek kullanıcı “Bu ben değilim” dedi

X Saldırı durduruldu (2. Katman)

↓

Saldırgan credential stuffing yapmaya devam eder:

[T+30dk] Saldırgan başka bir kullanıcının şifresini bulur

↓ Cisco Duo: MFA başarılı (saldırgan kullanıcının telefonunu da çalmış)

✓ Cisco ISE: Giriş izni verildi AMA…

↓ Cisco ISE: Cihaz uyum kontrolü – antivirus yok, firewall kapalı

X Saldırı durduruldu (2. Katman – cihaz kontrolü)

↓

Saldırgan kuruma ait bir cihazı kullanıyor:

[T+1saat] Saldırgan kurumsal laptop ile giriş yaptı

✓ Cisco ISE: Tüm kontroller geçti

✓ SAP sistemine erişim sağlandı

↓ SecurityBridge: Kullanıcı davranışı anormal

“Bu muhasebeci gece 02:00’de asla sisteme girmez”

“Şu anda ofis dışından bağlanıyor”

↓ SecurityBridge: Kullanıcı kritik mali tablolara erişmeye çalışıyor

X Saldırı durduruldu (3. Katman) + Alert Cisco XDR

↓

[T+1.5saat] SecurityBridge bloğunu bypass etmeye çalışıyor

↓ Saldırgan doğrudan database’e SQL query gönderiyor

↓ DataSunrise: SQL injection pattern tespit edildi

X Saldırı durduruldu (4. Katman) + Alert Cisco XDR

↓

[T+2saat] Cisco XDR tüm olayların korelasyonunu yaptı:

  • Umbrella: Önceki malicious domain denemesi
  • ISE: Anormal cihaz giriş denemeleri
  • SecurityBridge: Anormal SAP davranışı
  • DataSunrise: SQL injection denemesi

XDR Otomatik Yanıt:

✓ Kullanıcı hesabını devre dışı bırak

✓ ISE üzerinden cihazı ağdan izole et

✓ SAP ve database bağlantılarını kes

✓ Splunk’a detaylı incident raporu gönder

[T+2.5saat] Splunk SIEM:

  • Tüm olayları zaman çizelgesinde göster
  • AI Assistant ile root cause analysis yap
  • SOAR ile otomatik remediation başlat
  • Uyum raporu oluştur
  • Security ekibine detaylı alert gönder

↓

Sonuç

  • Saldırı 7 katmanda durduruldu
  • Toplam süre: 2.5 saat (manuel müdahale yok)
  • False positive: 0
  • Veri kaybı: 0

Senaryo 2: Çalışan SAP’den Müşteri Verilerini Sızdırmaya Çalışıyor (İçeriden Tehdit)

Cisco UMBRELLA’nın Rolü: Veri Sızdırmanın DNS Seviyesinde Engellenmesi

[1] Çalışan SAP’den müşteri listesini indiriyor

↓ SecurityBridge: Normal işlem, izin verildi (yetkili kullanıcı)

↓

[2] Çalışan veriyi WeTransfer’e yüklemeye çalışıyor

↓ Cisco Umbrella: File sharing siteleri corporate policy ile bloklanmış. BLOKE.

↓

[3] Çalışan VPN’i kapatıp kendi internet bağlantısını kullanıyor

↓ Cisco Umbrella Roaming Client: Cihazda aktif

↓ Umbrella: WeTransfer talebi tespit edildi BLOKE + Alert Cisco XDR

↓

[4] XDR Alert aldı:

  • SecurityBridge: Son 10 dakikada 5000 müşteri kaydı indirildi
  • Umbrella: File sharing sitesi erişim denemesi
  • ISE: VPN bağlantısı kesildi

XDR Yanıt:

✓ Kullanıcı hesabını dondur

✓ Cihazı karantinaya al

✓ SOC ekibine high-priority alert gönder

↓

[5] Splunk:

✓ Incident timeline oluştur

✓ Hangi verilerin indirildiğini raporla

✓ GDPR/KVKK veri ihlali prosedürünü başlat

↓

Sonuç

  • Veri sızdırma DNS seviyesinde engellendi, ağ dışındayken bile.
  • Veri kaybı: 0

Senaryo 3: Saldırganın SAP Web Portal Üzerinden SQL Injection Denemesi (Dışarıdan Tehdit)

SQL Injection Saldırısına Çok Katmanlı Yanıt

[T+0] Saldırgan SAP web portal’ına SQL injection payload gönderiyor

↓ Cisco Umbrella: İstek analiz ediliyor

↓ Threat Intelligence: Saldırgan IP adresi Talos threat listesinde

X Bağlantı engellendi (DNS seviyesi)

↓

Saldırgan IP değiştirip tekrar deniyor:

[T+5dk] Yeni IP ile istek

↓ Umbrella: IP temiz görünüyor, izin verildi

↓ Cisco ISE: VPN yok, guest network’ten erişim

✓ SAP portal (public facing) erişim sağlandı

↓

[T+10dk] SQL injection payload SAP portal’a gönderildi

↓ SecurityBridge: Web request analiz ediliyor

↓ Payload içinde “‘ OR 1=1–” pattern tespit edildi

X SecurityBridge: İstek engellendi + Alert Cisco XDR

↓

Saldırgan Blind SQL Injection tekniği kullanıyor:

[T+15dk] Time-based blind SQL injection

↓ SecurityBridge: Pattern karmaşık, geçti

✓ SAP’den database’e SQL query gönderildi

↓ DataSunrise: Query analiz ediliyor

↓ WAITFOR DELAY komutu tespit edildi

X DataSunrise: Query engellendi + Alert Cisco XDR

↓

[T+20dk] XDR tüm olayları korelasyon yaptı:

  • Umbrella: İlk tehditli IP bloğu
  • SecurityBridge: SQL injection denemesi
  • DataSunrise: Blind SQL injection

↓

XDR AI Assistant analiz:

“Multi-stage SQL injection attack detected”

“Attacker using advanced evasion techniques”

“Recommend: Block source IP range, patch SAP portal”

↓

XDR Otomatik Yanıt:

✓ Kaynak IP subnet’i Umbrella’da bloke et

✓ ISE’de guest network erişimini geçici kapat

✓ SecurityBridge’de SQL injection detection kurallarını güçlendir

✓ DataSunrise’da blind SQL injection pattern’ini güncelle

↓

[T+30dk] Splunk:

✓ Incident report oluştur

✓ MITRE ATT&CK framework mapping yap

✓ Splunk SOAR ile patch yönetim ticket’i aç

✓ Threat Intelligence’ı Talos ile paylaş

↓

Sonuç

  • 3 katmanda saldırı durduruldu
  • Otomatik prevention kuralları güncellendi
  • Veri kaybı: 0
  • SOC ekibi investigation için 15 dakika harcadı (manuel blokaj: 0 dakika)

Senaryo 4: Database Admin (DBA) Yetkisi Olan Bir Kullanıcı Müşteri Verilerini Kopyalıyor (İçeriden Tehdit)

Yetkili Kullanıcı Veri Hırsızlığı

[Normal Gün] DBA rutin backup işlemi yapıyor

✓ Cisco ISE: Normal çalışma saatinde, ofisten erişim

✓ SecurityBridge: DBA normal yetkilerini kullanıyor

✓ DataSunrise: Backup script normal pattern içinde 

Herhangi bir alert yok

↓

[Şüpheli Gün] DBA gece 23.00’te sisteme giriyor

↓ Cisco ISE: Zaman anormal ama izin verildi (7/24 DBA erişimi var)

✓ SecurityBridge: “DBA gece girmesi nadir ama mümkün”

Düşük öncelikli log kaydı

↓

[T+10dk] DBA database’den 100.000 müşteri kaydı SELECT yapıyor

↓ DataSunrise: Query volume anormal

↓ DataSunrise: “Backup script değil, manuel SELECT”

Alert Cisco XDR (medium priority)

↓

[T+20dk] DBA veriyi CSV formatına export ediyor

↓ DataSunrise: Data exfiltration pattern tespit edildi

Alert Cisco XDR (high priority)

↓ XDR: SecurityBridge’den veri kontrol et

↓ SecurityBridge: “DBA son 30 gün SAP’ye girmedi”

XDR: Threat score yükseldi CRITICAL

↓

XDR Otomatik Yanıt:

✓ DataSunrise: Export işlemini durdur

✓ ISE: DBA kullanıcısını izole network’e taşı

✓ DataSunrise: Hassas kolonları otomatik maskele

✓ SecurityBridge: SAP authorization’ları dondur

✓ SOC ekibine instant alert

↓

[T+25dk] DBA WeTransfer’a upload etmeye çalışıyor

↓ Cisco Umbrella: File sharing sitesi DBA için bloklanmadı (normal yetki)

↓ XDR: Umbrella’ya dinamik blokaj politikası gönder

X Umbrella: DBA için geçici blokaj aktif

↓

[T+30dk] Splunk Investigation:

  • ISE: DBA son 6 aydır gece hiç girmemiş
  • DataSunrise: Export edilen veriler PII içeriyor
  • Umbrella: File sharing denemesi
  • XDR: Coordinated attack pattern

↓

Splunk AI Assistant:

“Insider threat detected”

“DBA account potentially compromised or malicious insider”

“Recommend: Suspend account, forensic investigation”

↓

Splunk SOAR Automation:

✓ HR’a bildirim gönder

✓ DBA hesabını tamamen devre dışı bırak

✓ Legal’e GDPR/KVKK veri ihlali bildirimi hazırla

✓ Forensic backup al

✓ Incident response team’i çağır

↓

Sonuç

  • İçeriden tehdit 30 dakikada tespit edildi
  • Veri sızdırma engellendi (export durduruldu)
  • Otomatik forensic veri toplandı
  • Veri kaybı: 0

Başarılanlar: Detaylı Metrikler

Güvenlik Performansı Metrikleri

Operasyonel Verimlilik Metrikleri

Uyum ve Audit Metrikleri

Risk Azalması Matrisi

Öncesi ve Sonrasının Karşılaştırması

© 2025 Equip Solutions and/or its affiliates. All rights reserved.

Bu doküman, Equip Solutions’ın SAP ve Veri Tabanı Güvenliği için Cisco, SecurityBridge ve DataSunrise ile birlikte oluşturduğu en kapsamlı entegre çözümü sunmaktadır. Her katman diğerini güçlendirir ve birlikte Defense-in-Depth stratejisi ile kurumunuzu en gelişmiş siber tehditlere karşı korur.

SASE: Aslında Neye Benzer Bir De Biz Anlatalım

Zero Trust Model = Nöbetteki Mirketler

Mirketlerin koloni gevşemeden önce yaklaşan her tehdidi doğrulayan görevli nöbetçileri olduğu gibi, SASE de varsayılan olarak hiçbir kullanıcıya veya cihaza güvenmez – ne kadar tanıdık görünürse görünsün, her şey önce doğrulanır.

Cloud-Based Security = Yunusların Ekolokasyonu

Yunuslar, çevrelerini anlamak için her şeyden ses dalgaları yansıtır. Benzer şekilde, SASE karar vermeden önce tehditlerin birden fazla açıdan tam bir resmini elde etmek için bulut üzerinden güvenlik kontrolleri yansıtır.

Network Erişim Kontrolü = Karınca Kolonisi Trafik Yönetimi

Karıncalar, SASE’nin ağ trafiği akışlarını yönetmesi gibi, belirli şeritler ve kurallarla organize otoyollar oluşturur. Bir yol tıkandığında veya tehlikeli hale geldiğinde, her iki sistem de işlerin verimli bir şekilde ilerlemesini sağlamak için otomatik olarak yeniden yönlendirilir.

Tehdit Algılama = Çayır Köpeklerinin Uyarı Sistemi

Çayır köpeklerinin farklı yırtıcı türleri için farklı alarm çağrıları vardır (şahin, yılan veya insan). SASE de benzer şekilde farklı tehdit türlerini belirli, uyarlanmış yanıtlarla kategorize eder ve yanıt verir.

Uzaktan Çalışma Güvenliği = İmparator Penguenlerin Toplanması

İmparator penguenler, herkesi sıcak ve korumalı tutmak için kümelerindeki pozisyonlarını sürekli olarak değiştirir. SASE de benzer bir şey yapar – uzaktan çalışanların etrafında koruyucu bir “küme” oluşturarak, nereden bağlanırlarsa bağlansınlar güvende kalmalarını sağlar.

Adaptive Security = Ahtapot Kamuflajı

Ahtapotlar, görünümlerini anında çevrelerine uyacak şekilde uyarlar. SASE, güvenlik duruşunu kullanıcı davranışına, konuma ve tehdit ortamına göre gerçek zamanlı olarak uyarlar – her zaman doğru korumayı mevcut durumla harmanlar.

Ortak Nokta

Ortak nokta? Her iki sistem de esnek ve duyarlı kalırken “topluluklarını” korumak için karmaşık, otomatik yollar geliştirir!

Şirketiniz için en doğru SASE çözümünü birlikte bulalım.

Eat the Rich vs. Cybersecurity Platformization: İki Devrimin Hikayesi

“Eat the Rich” hareketi ve Siber Güvenlik Platformizasyonu temelde aynı enerjiyi sahiplenirler, sadece devrime farklı kıyafetlerle katılırlar.

A

Eat the Rich:

“İnsanların %1’i servetin %99’unu biriktirirken biz neden kırıntılarla geçiniyoruz?”

Siber Güvenlik Platformizasyonu:

“Hackerlar sanki mekanın sahibiymiş gibi savunmalarımızdan geçip içeride fink atarken neden birbirleriyle konuşmayan 47 farklı güvenlik aracımız var?”

B

Eat the Rich:

“Serveti yeniden dağıtın! Fildişi kuleleri yıkın!”

Siber Güvenlik Platformizasyonu:

“Platformları birleştirin! Güvenlik silolarını yıkın!”

C

Eat the Rich:

Milyarderler kaynakları offshore hesaplarda biriktiriyor.

Siber Güvenlik Platformizasyonu:

Eski nesil güvenlik yazılımı üreticileri mülkiyeti sadece kendilerine ait özelliklerin olduğu ekosistemlerine bizi esir ediyor.

D

Eat the Rich:

Malikaneleri boşaltın ve her şeyi yeniden dağıtın.

Siber Güvenlik Platformizasyonu:

SOC’ye saldırın ve her şeyi bütünleşik tek bir yönetim platformunda entegre edin.

İRONİ

Her iki hareket de sonunda yeni güç yapıları yaratıyor.

Siber Güvenlik Devrimi başarılı olunca herkes mega platformları benimsiyor ve aniden hepimiz kurumsal fiyatlar uygulayan ve bizi kendi ekosistemlerine kilitleyen üç dev güvenlik satıcısına bağımlı hale geliyoruz.

TEBRİKLER, ZENGİNLERİ YEDİK VE ZENGİN OLDUK. 

SOC Analistleri hala düşük ücret almaya devam ediyor ve artık kaçamayacakları Platform-As-A-Service sözleşmelerine kilitlendiler.

“YENİ PATRONLA TANIŞIN, ESKİ PATRONLA AYNI” – ANCAK DAHA İYİ API DOKÜMANTASYONU İLE 🙂

OT/ICS Security As A Craft

Equip’te OT / ICS Security projeleriniz için herkesten farklı bir yaklaşım sunuyoruz.

Equip Validated Design (BXVD) for OT Security tasarımının neden daha avantajlı olduğunu birkaç maddede özetleyelim.

Yeter ki tasarımın gerektirdiği Virtual Routing protokollerini desteklesin.

Cisco ve diğer büyük firewall üreticilerinin neredeyse tamamı bu özellikleri destekliyor.

Yeter ki tasarımın gerektirdiği Virtual Routing protokollerini desteklesin.

Cisco ve diğer büyük firewall üreticilerinin neredeyse tamamı bu özellikleri destekliyor.

Yeter ki tasarımın gerektirdiği bazı önemli Virtual Routing ve VLAN özelliklerini desteklesin.

Cisco ve diğer büyük switch üreticilerinin ve endüstriyel switch üreticilerinin neredeyse tamamı bu özellikleri destekliyor.

Tasarımın uygulanabilmesi için Virtual Routing protokollerini destekleyen bir router yeterli.

Cisco ve bazı büyük network üreticilerinin cihazları bu özellikleri destekliyor.

(PLC’lerin Network Address Translation ihtiyaçları)

(Purdue Model)

(Şirket OT çalışanlarının ya da makine üreticisi teknisyenlerinin sistemlere uzaktan kolay bağlantı yapmasının sağlanması)

(Makine PLC Bağlantı Haritalarının Çıkarılması)

(SD Access)

Vendor Lock gibi sorunlar sizi endişelendirmeden! 

Network Altyapınızı Cisco Meraki ile Dönüştürmek

Giriş: Ağ Yönetiminin Görünmez Yükü

Her ölçekten işletme için ağ altyapısı, verimliliğin ve üretkenliğin temel taşlarından biridir. Ancak, karmaşık bir ağı ayakta tutmak ve performansını korumak, özellikle sınırlı BT kaynaklarına sahip şirketler için zaman alıcı ve maliyetli bir yüke dönüşebilir. BT ekipleri, günlük bakım ve sorun giderme işlemleriyle boğuşurken stratejik hedeflere odaklanmakta zorlanır.

Peki, bu karmaşık altyapıyı yönetmenin daha basit, daha akıllı ve işinize beklenmedik stratejik avantajlar sunan bir yolu olsaydı ne olurdu? İşte bu noktada, bulut tabanlı ağ yönetimini yeniden tanımlayan Cisco Meraki devreye giriyor. Bu yazıda, Meraki’nin ağ yönetimini basitleştirmenin ötesine geçerek işletmenize nasıl değer kattığını beş şaşırtıcı gerçekle keşfedeceğiz.

Şaşırtıcı Gerçek 1: Ağınızı Her Yerden, Zahmetsizce Yönetin

Yönetim Zahmetinden Kurtulun: Her Yerden Tam Kontrol

Artık BT personelinin her bir ağ cihazını yapılandırmak veya yönetmek için fiziksel olarak ofiste bulunması gereken günler geride kaldı. Cisco Meraki’nin temelinde, tüm ağınızı tek bir noktadan yönetmenizi sağlayan kullanıcı dostu, bulut tabanlı bir kontrol paneli bulunur. Bu merkezi yaklaşım, ağ yönetimi anlayışınızı kökten değiştirir.

Bu zahmetsiz yönetimi mümkün kılan temel özellikler şunlardır:

Uzaktan Cihaz Kurulumu: Yeni bir Meraki cihazını sadece güce bağlamanız yeterlidir. Cihaz, yapılandırmasını almak için otomatik olarak buluta bağlanır.

Merkezi İzleme ve Yapılandırma: İnternet bağlantısı olan herhangi bir cihazdan kontrol paneline erişerek ağınızın durumunu görüntüleyebilir, ayarları değiştirebilir ve sorunları giderebilirsiniz.

Otomatik Görevler: Firmware güncellemeleri, güvenlik politikası uygulamaları ve cihaz yedeklemeleri gibi rutin görevleri otomatik olarak planlayabilirsiniz.

Bu yaklaşımın en büyük etkisi, değerli BT kaynaklarınızı serbest bırakmasıdır. Böylece BT ekibiniz, reaktif sorun çözme döngüsünden çıkarak işinizi büyüten dijital dönüşüm, bulut entegrasyonu ve veri analizi gibi stratejik projelere odaklanacak zamanı ve enerjiyi bulur.

Şaşırtıcı Gerçek 2: Toplam Maliyeti Beklenmedik Şekilde Düşürün

Maliyetleri Düşürün: Gizli Tasarruf Potansiyeli

İlk bakışta yeni bir teknolojiye yatırım yapmak ek bir maliyet gibi görünebilir. Ancak Cisco Meraki, uzun vadede Toplam Sahip Olma Maliyetini (TCO) önemli ölçüde azaltarak beklenmedik bir tasarruf potansiyeli sunar. Meraki, maliyetleri üç temel yolla düşürür:

1. BT Ekiplerinize Zaman Kazandırın: Merkezi yönetim ve otomasyon yetenekleri, ağı yönetmek için gereken özel BT personeli ihtiyacını ve dolayısıyla işçilik maliyetlerini önemli ölçüde azaltır.

2. Dış Danışmanlık Maliyetlerini Ortadan Kaldırın: Kolay kurulum ve yapılandırma süreçleri, pahalı dış danışmanlara veya uzmanlara olan bağımlılığı azaltarak maliyetleri daha da düşürür.

3. Donanım Yükseltme Döngüsünü Kırın: Bulut tabanlı mimari, zaman içinde maliyetli yerinde donanım ve yazılım yükseltmelerine olan ihtiyacı ortadan kaldırır.

Bu, Meraki’yi sadece bir maliyet kalemi değil, operasyonel bütçenizi inovasyon sermayesine dönüştüren stratejik bir yatırım haline getirir.

Şaşırtıcı Gerçek 3: Ağınızın Performansını Veriye Dayalı Olarak İyileştirin

Ağınızın Röntgenini Çekin: Veriye Dayalı Kararlar Alın

Ağınızın performansını anlamak; darboğazları tespit etmek, trafiği optimize etmek ve sorunsuz bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kritik öneme sahiptir. Cisco Meraki, gelişmiş görünürlük ve ağ analizleri sunarak size bu gücü verir. Bu sayede, ağınızda neler olup bittiğini varsayımlarla değil, somut verilerle anlarsınız. Bant genişliği kullanımı, uygulama performansı ve cihaz sağlığı gibi kritik metrikleri gerçek zamanlı olarak izleyebilirsiniz.

Bu veriye dayalı yaklaşım, BT ekiplerini reaktif sorun çözücülerden proaktif stratejistlere dönüştürür.

“Tarihsel verileri ve eğilimleri kullanarak ağ yapılandırmanızı optimize edebilir, bant genişliği tahsisine öncelik verebilir ve genel ağ performansını iyileştirebilirsiniz.”

Şaşırtıcı Gerçek 4: İşinizle Birlikte Büyüyen Bir Ağ Kurun

Büyümenin Önünü Açın: Sizinle Birlikte Ölçeklenen Ağ

İşletmeniz büyüdükçe ağ ihtiyaçlarınız da kaçınılmaz olarak değişecektir. Cisco Meraki’nin bulut tabanlı mimarisi, bu büyümeye zahmetsizce uyum sağlamak için tasarlanmıştır. Ağınızı genişletmek, artık haftalar süren planlama ve karmaşık kurulumlar gerektirmez.

Büyümeyi sorunsuz hale getiren iki temel özellik öne çıkar:

Sıfır Dokunuşla Kurulum (Zero Touch Provisioning): Yeni şubelere veya ofislere cihaz eklemek son derece basittir. Cihazlar otomatik olarak ağa eklenir ve yapılandırılır.

Çoklu Konum Desteği: Coğrafi uzaklığa bakılmaksızın tüm şubelerinizi, ofislerinizi veya uzak konumlarınızı tek bir kontrol panelinden yönetebilirsiniz.

Meraki’nin binlerce cihazı yönetebilen bulut mimarisi, ağınızın geleceğe dönük olmasını sağlar. Şirketinizin büyümesine, büyük donanım revizyonları gerektirmeden kolayca adapte olan bir altyapı kurmuş olursunuz.

Şaşırtıcı Gerçek 5: Kapsamlı Güvenliği Basitleştirin

Karmaşık Tehditlere Karşı Akıllı ve Basit Koruma

Siber güvenlik tehditleri her geçen gün daha karmaşık hale gelirken, işletmelerin hassas verilerini korumak için güçlü savunmalara ihtiyacı var. Meraki, kurumsal düzeydeki gelişmiş güvenlik kalkanlarını, tek bir ekrandan yönetilebilen şaşırtıcı bir basitlikle sunar.

Meraki’nin temel güvenlik yetenekleri şunları içerir:

Güvenlik Duvarları ve Saldırı Önleme Sistemleri (IPS): İstenmeyen trafiği ve kötü niyetli saldırıları engeller.

Ayrıntılı Güvenlik Politikaları: Kullanıcı erişimini, uygulama kullanımını ve ağ trafiğini bireysel ihtiyaçlara ve rollere göre kontrol etmek için özel politikalar oluşturmanıza olanak tanır.

Gerçek Zamanlı Güvenlik Raporları ve Uyarıları: Güvenlik olayları hakkında ayrıntılı raporlar ve uyarılar sunarak potansiyel tehditleri anında belirlemenizi ve müdahale etmenizi sağlar.

Bu, yalnızca bir özellik listesi değil, sürekli gelişen siber tehditler dünyasında içinizin rahat olmasını sağlayan entegre bir güvenlik yaklaşımıdır.

Sonuç: Ağınız Bir Yük mü, Yoksa Bir Avantaj mı?

Cisco Meraki, yalnızca bir ağ donanımı koleksiyonundan çok daha fazlasıdır; verimliliği artıran, değerli analizler sunan ve işinizle birlikte büyüyen stratejik bir platformdur. Ağ yönetimini bir yük olmaktan çıkarıp rekabet avantajına dönüştürerek, BT ekiplerinizin işletmenizin gerçek hedeflerine odaklanmasını sağlar.

Şimdi kendinize sormanız gereken soru şu: Mevcut ağınız işinizi yavaşlatıyor mu, yoksa geleceğe taşıyacak bir güce mi sahip?

Perakende Sektöründe Müşteri ve Çalışan Deneyimini Dönüştürme: Cisco Meraki Çözüm Rehberi

Yönetici Özeti

Perakende sektörü, değişen tüketici tercihleri ve teknolojik beklentiler doğrultusunda köklü bir dönüşüm geçirmektedir. Bu yeni düzende, e-ticaretin sunduğu kolaylık ile fiziksel mağaza deneyimini birleştirmek, rekabette öne çıkmak için kritik bir faktör haline gelmiştir. Bu entegrasyonu başaramayan perakendeciler, boş mağazalar, şişmiş stoklar ve düşen kârlılık gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalma riski taşımaktadır.

Cisco Meraki’nin bulut tabanlı platformu, bu dönüşümün itici gücü olarak konumlanmaktadır. Platform, perakendecilere BT operasyonlarını basitleştirme, müşteri ve çalışan deneyimlerini birleştirme, siber ve fiziksel güvenliği güçlendirme ve operasyonel verimliliği artırma imkanı sunmaktadır. Perakende sektöründe bulut teknolojilerinin benimsenmesinin 2030 yılına kadar yıllık %31,5’lik bileşik büyüme oranı (CAGR) ile artması öngörülmektedir. Bu büyüme, özellikle mağaza içi Nesnelerin İnterneti (IoT) cihazlarından toplanan gerçek zamanlı analizler ve içgörüler tarafından yönlendirilmektedir. Meraki platformu, perakendecilerin bu trendden faydalanarak yenilikleri hızlandırmasına, operasyonları optimize etmesine ve ölçeklenebilir bir şekilde akıllı ve birleşik BT deneyimleri sunmasına olanak tanır.

Perakende Sektörünün Dönüşümünde Bulutun Rolü

Günümüz tüketicilerinin değişen satın alma davranışlarına uyum sağlamak ve teknolojiyle beklentilerini karşılamak, perakendeciler için hayati önem taşımaktadır. Bu uyumu sağlayamamak, işletmeleri operasyonel ve finansal zorluklarla baş başa bırakabilir. Çözüm, e-ticaretin rahatlığını fiziksel mağaza deneyimleriyle harmanlayarak müşterileri cezbetmek, çalışanların işini kolaylaştırmak ve hem fiziksel hem de siber güvenliği güçlendirmektir.

Bulut yönetimli bir platform, bu dönüşümün merkezinde yer alır. Özellikle perakende sektöründe bulut dağıtımının, mağaza içi IoT cihazlarından toplanan gerçek zamanlı veriler ve analizler sayesinde 2030’a kadar yıllık %31,5’lik bileşik büyüme oranıyla (CAGR) büyümesi beklenmektedir. Cisco Meraki’nin bulut tabanlı teknolojileri, perakendecilerin bu potansiyeli kullanarak inovasyonu hızlandırmasına, operasyonları optimize etmesine ve müşterileri memnun etmesine olanak tanır.

Cisco Meraki Platformunun Temel Yetenekleri

Meraki platformu, perakendecilerin BT deneyimlerini akıllı bir şekilde ve geniş ölçekte bağlamasını, güvence altına almasını ve birleştirmesini kolaylaştıran dört temel yetenek üzerine kuruludur.

Müşteri Yolculuğunu Birleştirme ve Basitleştirme

Meraki, fiziksel ve dijital kanallar arasında perakende deneyimini birleştirerek çok kanallı (omnichannel) bir müşteri yolculuğu yaratır. Akıllı mağaza teknolojisi sayesinde müşteri davranışları hakkında daha derinlemesine içgörüler elde edilerek alışveriş deneyimi iyileştirilir, mağaza satışları artırılır ve yeni gelir fırsatları ortaya çıkarılır.

Çalışan Deneyimini Basitleştirme

Platform, operasyonel verimlilik yaratarak çalışanların müşterilere daha kişiselleştirilmiş hizmet sunmaları için zaman kazanmalarını sağlar. “Tak ve çalıştır” (plug-and-play) yetenekleri sayesinde operasyonel karmaşıklık azalır ve ağlar ile çözümler, tek bir kontrol panelinden tam görünürlükle dakikalar içinde devreye alınabilir.

Siber Güvenlik ve Fiziksel Güvenlik Sağlama

Artan güvenlik tehditleri karşısında, perakendecilerin müşteri ve çalışan güvenliğini, fiziksel mekanların korunmasını ve tüketici verilerinin gizliliğini önceliklendirmesi gerekmektedir. Meraki, bu alanlarda kapsamlı çözümler sunarak marka sadakatini güçlendirir.

Mağaza Üstü Operasyonları Uygulama ve Yönetme

Tam entegre bulut platformu; akıllı bina teknolojilerinin benimsenmesini, uygulama performansı yönetimini ve çoklu bulut bağlantısını tek bir kontrol panelinden uzaktan yönetmeyi sağlar. Bu sayede ağ sorunları hızla tespit edilip çözülebilir, mağaza ve iş operasyonları otomatikleştirilebilir ve tüm lokasyonlarda ölçeklenebilirlik sağlanır.

Meraki Ürün Portföyü ile Elde Edilen Stratejik Sonuçlar

Meraki’nin öne çıkan ürünleri, perakendecilerin belirli iş hedeflerine ulaşmasını sağlamak üzere tasarlanmıştır.

Müşteri ve Çalışan Deneyimlerini İyileştirme

Öne Çıkan Ürünler: MV Akıllı Kamera, MS Switch, MR Kablosuz, MG Hücresel Ağ Geçidi

Uygulamalar:

Yüksek yoğunluklu bağlantılı cihazlar için sağlam ve güvenli bir ağ sağlamak.

Özelleştirilmiş bildirimler ve tekliflerle müşteri etkileşimini artırmak.

Artırılmış/Sanal Gerçeklik (AR/VR), akıllı aynalar ve dijital tabelalar aracılığıyla mağaza içi dijital deneyimler sunmak.

Mağaza içi müşteri trafiği (footfall) analiziyle ürün yerleşimini ve mağaza akışını optimize etmek.

İnsanları, Verileri ve Varlıkları Koruma

Öne Çıkan Ürünler: MV Akıllı Kamera, MT Sensör, MR Kablosuz, MS Switch

Uygulamalar:

Çalışan ve müşteri internet erişimini segmentlere ayırmak.

Mağaza giriş ve çıkışlarının sürekli izlenmesini sağlamak.

Yangın, duman ve sel gibi çevresel tehlikeler dahil olmak üzere tehdit tespiti yapmak.

Birleşik Operasyonlarla Daha İyi İçgörüler Kazanma

Öne Çıkan Ürünler: MS Switch, MR Kablosuz, MG Hücresel Ağ Geçidi, MV Akıllı Kamera

Uygulamalar:

Mağaza performansı ve depo kullanımına ilişkin gerçek zamanlı görünürlük elde etmek.

Elektronik raf etiketlemesi (ESL) ile fiyatları sorunsuz bir şekilde ayarlamak.

Personel planlamasına yardımcı olmak için müşteri ve çalışan hareketleri hakkında gelişmiş içgörüler edinmek.

Meraki Bulut Yönetimli Portföyüne Genel Bakış

Meraki portföyü, perakende operasyonlarının her yönünü destekleyen çeşitli ürünlerden oluşur:

Müşteri Başarı Örnekleri ve Yorumları

Dünya çapındaki perakendeciler, Meraki’nin bulut yönetimli BT çözümleriyle işlerini dönüştürmektedir.

Gary Burgess, Altyapı ve Güvenlik Direktörü, QDOBA “Orijinal çözümdeki karmaşıklık çok büyüktü. Meraki ile bu ortadan kalkıyor. Bunu SASE ile birleştirdiğimizde, daha modern ağ güvenliği, SSL denetimi, DLP ve daha önce sahip olmadığımız diğer parçaların avantajını elde ediyoruz.”

Jason Wittmer, Altyapı ve BT Operasyonları Direktörü, Visionworks “Meraki MV, mağazanın her santimini görmenizi sağlayan etkileyici bir kamera. Neredeyse 25 fit (yaklaşık 7.6 metre) uzaktaki gözlüklerin üzerindeki etiketleri okuyacak kadar yakınlaştırabiliyorsunuz.”

Paul Davey, BT Servis Uzmanı – Ağlar, Clarks “Meraki switch’lerle, sadece güncellemenin gerçekleşeceği bir zaman belirlememiz gerekiyor ve her şey otomatik olarak yapılıyor. Switch’lerin güncellendiğini teyit edip ertesi sabah herhangi bir sorun olmadığını kontrol ediyoruz. Tüm güncelleme süreci bir saatten az bir iş gerektiriyor.”

Cisco Secure E-mail Gateway

Giriş

E-posta, modern iş dünyasının oksijeni gibidir; onsuz nefes alamayız. Projeleri yönetir, müşterilerle iletişim kurar, kritik bilgileri paylaşırız. Ancak bu vazgeçilmez araç, aynı zamanda siber saldırganlar için de bir numaralı giriş kapısıdır. Birçoğumuz e-posta güvenliğini düşündüğümüzde aklımıza ilk olarak spam ve virüsleri engelleyen basit filtreler gelir. Oysa günümüzün gelişmiş e-posta güvenlik çözümleri, bu temel korumanın çok ötesine geçerek şaşırtıcı derecede akıllı ve çok katmanlı yetenekler sunuyor.

Bu yazıda, Cisco Secure Email Gateway gibi gelişmiş bir sistemin en etkileyici ve belki de daha önce hiç duymadığınız beş özelliğini mercek altına alacağız.

Bir Zaman Yolcusu Gibi Çalışır: Gelen Kutusuna Ulaştıktan Sonra Bile Tehditleri Etkisiz Hale Getirir

Geleneksel güvenlik sistemleri, bir e-postayı kapıdaki bir güvenlik görevlisi gibi kontrol eder: bir kez içeri girdikten sonra görevleri biter. Peki ya bir tehdit, ilk taramayı atlatacak kadar zekiyse ve kullanıcının gelen kutusuna yerleşirse ne olur? İşte burada “zaman yolculuğu” devreye giriyor.

Cisco Secure Email Gateway’in Malware Defense özelliği içinde yer alan “Mailbox Auto-Remediation” (Posta Kutusu Otomatik Düzeltme) yeteneği, bir tehdit ilk taramayı geçse bile geriye dönük müdahale imkanı tanır. Bu özellik, Cisco’nun küresel tehdit istihbaratı sayesinde, başlangıçta zararsız görünen bir dosyanın veya bağlantının sonradan tehlikeli olarak yeniden sınıflandırılması durumunda tetiklenir. Sistem, kötü amaçlı olduğu sonradan anlaşılan bu e-postayı doğrudan kullanıcının posta kutusuna (Microsoft 365 ve şirket içi Microsoft Exchange için) girerek otomatik olarak temizler.

Bu yetenek devrimseldir çünkü güvenliği statik bir “giriş kontrolü” olmaktan çıkarıp, tehdit istihbaratı güncellendikçe yaşayan ve kendini düzelten dinamik bir sürece dönüştürür. Bu proaktif yaklaşım, özellikle daha önce hiç görülmemiş “sıfırıncı gün” (zero-day) saldırılarına karşı paha biçilmez bir koruma katmanı ekler.

Sadece Bir Filtre Değil, Küresel Bir İstihbarat Ajanıdır

Etkili bir koruma, sadece bilinen tehditleri engellemekle kalmaz, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında ortaya çıkan yeni tehditleri de öngörebilmelidir. Cisco’nun arkasındaki güçlerden biri, dünyanın en büyük tehdit algılama ağlarından biri olan Talos tehdit araştırma ekibidir.

Talos, küresel internet trafiğini 24 saat boyunca analiz ederek yeni tehditleri, anormallikleri ve saldırı trendlerini ortaya çıkarır. Bu küresel istihbarat, doğrudan Cisco Secure Email Gateway’e akar. Talos sayesinde sistem, her üç ila beş dakikada bir güncellenen kurallarla beslenir. Bu, “sıfır saat” (zero-hour) saldırılarına karşı endüstri lideri bir koruma sağlar. Sonuçlar ise bu istihbaratın ne kadar isabetli olduğunu kanıtlar nitelikte: >%99’luk spam yakalama oranı ve milyonda birden daha düşük yanlış pozitif oranı ile hem güvenliği en üst düzeye çıkarır hem de iş akışını gereksiz yere kesintiye uğratmaz.

Sizi Sadece Dış Tehditlerden Değil, Kendi Hatalarınızdan da Korur

Çoğu insan e-posta güvenliğini yalnızca dışarıdan gelen tehditlere karşı bir kalkan olarak düşünür. Oysa en az o kadar önemli olan bir diğer konu da içeriden dışarıya giden verilerin güvenliğidir. Yanlışlıkla gönderilen hassas bir bilgi, ciddi yasal ve finansal sonuçlar doğurabilir.

Cisco Secure Email Gateway, Veri Kaybı Önleme (DLP) ve şifreleme özellikleriyle bu soruna çözüm getirir. DLP modülü, kredi kartı numaraları, kişisel kimlik bilgileri veya şirket sırları gibi hassas verilerin şirket dışına sızmasını engeller. Yaklaşık 200 adet önceden oluşturulmuş politika şablonu, şirketlerin GDPR gibi uluslararası ve KVKK gibi yerel düzenlemelere uyum süreçlerini hızlandırmak için tasarlanmıştır.

Ancak en etkileyici özelliklerden biri, e-posta şifrelemesinin sunduğu kontrol gücüdür:

Göndericilere, mesajlar gönderildikten sonra bile içerikleri üzerinde kontrol sahibi olma imkanı tanıyın.

Bu ne anlama geliyor? Yanlış alıcıya kritik bir e-posta gönderdiğinizi veya içerikte bir hata yaptığınızı fark ettiğinizi düşünün. Bu teknoloji sayesinde, e-posta alıcının kutusuna ulaşmış olsa bile o e-postayı sonradan “kilitleyerek” okunamaz hale getirebilirsiniz. Bu, insan hatasına karşı inanılmaz güçlü bir güvencedir.

“Gri Alanları” Yönetir: Güvenli Abonelikten Çıkma Özelliği

E-posta tehditleri her zaman açıkça kötü amaçlı yazılımlar veya virüsler değildir. Bazen tehdit, masum görünen bir bağlantının arkasına gizlenir. Pazarlama e-postaları, sosyal medya bildirimleri ve bültenlerden oluşan “Graymail” (Gri Posta) yığını tam da böyle bir risk alanı oluşturur. Bu e-postalardaki “abonelikten çık” bağlantıları, saldırganlar tarafından kimlik bilgilerinizi çalmak için kullanılan popüler bir oltalama (phishing) tekniğidir.

“Safe Unsubscribe” (Güvenli Abonelikten Çıkma) özelliği, bu “gri alanı” yönetir. Kullanıcı şüpheli bir bağlantıya tıklamak yerine, sistemin sunduğu güvenli butonu kullanır. Sistem, kullanıcı adına bu abonelikten çıkma işlemini güvenli bir şekilde yönetir. Bu sayede kullanıcıyı sahte bağlantılara tıklama riskinden korurken, tüm aboneliklerini tek bir arayüzden yönetme kolaylığı sağlar. Kullanıcı deneyimini ve güvenliğini birleştiren bu gibi gelişmiş özellikler, genellikle çözümlerin daha kapsamlı paketlerinde sunulur.

O Sizin Altyapınıza Uyum Sağlar, Sizin Ona Değil

Her şirketin teknolojik altyapısı farklıdır. Kimi tamamen bulut tabanlı çalışırken, kimi verilerini kendi sunucularında tutmayı tercih eder. “Tek bir çözüm herkese uymaz” prensibi, e-posta güvenliği için de geçerlidir.

Cisco Secure Email Gateway, bu esnekliği üç farklı dağıtım modeliyle sunar: Bulut, Şirket İçi (Sanal Makine) ve Hibrit. Bu esneklik, özellikle stratejik bir değer taşır. Örneğin, hibrit model, şirketlerin buluta kendi hızlarında, aşamalı bir geçiş yapmasına olanak tanır. Bir şirket, gelen e-posta trafiğinin yarattığı yükü bulut korumasıyla karşılarken, giden hassas verilerinin kontrolünü şirket içindeki bir sistemde tutmaya devam edebilir. Bu uyum sağlama yeteneği, çözümü her ölçekten ve her türlü altyapı stratejisine sahip şirket için erişilebilir ve mantıklı kılar.

Sonuç

Gördüğünüz gibi, modern e-posta güvenliği artık basit bir “istenmeyen posta” kutusundan ibaret değil. Gelen kutusuna ulaştıktan sonra bile tehditleri avlayan bir zaman yolcusu, küresel bir istihbarat ağı, insan hatalarını telafi eden bir koruyucu, dijital konforu artıran bir yardımcı ve iş stratejinize uyum sağlayan esnek bir ortaktır. Bu çok katmanlı, zeki ve dinamik yapı, iş iletişiminin en kritik halkasını gerçekten güvence altına alır.

Peki siz, iş iletişiminizin can damarını sadece bir filtreyle mi koruyorsunuz, yoksa onu gerçekten güvence altına alan çok katmanlı bir stratejiniz var mı?

Proofpoint E-mail Security

Yönetici Özeti

Proofpoint E-posta Koruması, kuruluşları gelen ve giden e-posta trafiğindeki modern tehditlere karşı korumak için tasarlanmış, bulut tabanlı kapsamlı bir güvenlik çözümüdür.

Sistem, kimlik avı (phishing), sahte e-posta (impostor email), kötü amaçlı yazılım (malware) ve spam gibi çeşitli siber saldırı vektörlerine karşı çok katmanlı bir savunma mekanizması sunar. İmza tabanlı tespit, dinamik itibar analizi ve kötü amaçlı yazılım içermeyen tehditleri (örneğin, yönetici sahtekarlığı) tanımlayabilen gelişmiş analiz tekniklerini bir araya getirir. Çözüm, bulut, hibrit ve şirket içi (on-premises) dağıtım seçenekleriyle en karmaşık kurumsal ihtiyaçları dahi karşılayacak esnekliğe sahiptir. Sektör lideri Hizmet Seviyesi Anlaşmaları (SLA) ile %99.999 hizmet kullanılabilirliği ve %100 virüs koruması taahhüt eder. Ayrıca, e-posta sunucularının çevrimdışı olduğu durumlarda iş sürekliliği sağlar, yöneticilere ve son kullanıcılara e-posta yönetimi için ayrıntılı kontrol ve raporlama araçları sunar.

Kapsamlı Tehdit Koruması

Proofpoint E-posta Koruması, kuruluşların insanlarını, verilerini ve marka itibarını e-posta kaynaklı tehditlere karşı güvence altına almayı hedefler. Çözüm, hem bilinen hem de yeni ortaya çıkan tehditlere karşı koruma sağlamak üzere tasarlanmıştır.

Koruma Sağlanan Başlıca Tehditler

Sahte E-posta (Impostor Email): İş e-postası sahtekarlığı (Business Email Compromise – BEC) veya yönetici sahtekarlığı (CEO fraud) olarak da bilinen ve büyük mali kayıplara yol açabilen saldırılar.

Kimlik Avı (Phishing): Kullanıcıların kimlik bilgilerini çalmayı amaçlayan dolandırıcılık e-postaları.

Kötü Amaçlı Yazılım (Malware): Virüsler ve diğer zararlı yazılımlar.

Spam: İstenmeyen ve yığınsal olarak gönderilen e-postalar.

Toplu Posta (Bulk Mail / Graymail): İstenmeyen ancak teknik olarak spam olmayan pazarlama veya bülten e-postaları.

Temel Teknolojiler ve Analiz Yöntemleri

Etkili tehdit koruması, doğru tespitle başlar. Proofpoint, tehditleri hassas bir şekilde belirlemek için çok katmanlı bir teknoloji yaklaşımı benimser.

Çok Katmanlı İçerik Analizi

Platform, bilinen ve gelişmekte olan tehditlere karşı koruma sağlamak için birden fazla teknik kullanır:

İmza Tabanlı Tespit: Bilinen tehditleri ve virüsleri engeller.

Dinamik İtibar Analizi: E-posta bağlantılarını kabul etme, reddetme veya yavaşlatma kararını vermek için yerel ve küresel IP adreslerinin itibarını sürekli olarak değerlendirir. Bu özellikler, kötü niyetli faaliyetlerin ilk belirtilerinde koruma sağlamaya yardımcı olur.

Kötü Amaçlı Yazılım İçermeyen Tehditlere Karşı Koruma

Proofpoint E-posta Koruması, kötü amaçlı yazılım içermeyen ancak ciddi riskler barındıran tehditleri tespit etme yeteneğine sahiptir.

Gönderici İtibarı Değerlendirmesi: Kimlik bilgisi avı ve sahte e-posta gibi tehditleri tespit etmek için gönderici/alıcı ilişkisi, e-posta başlıkları (headers) ve içerik de dahil olmak üzere yüz binlerce e-posta özniteliğini analiz eder. Bu sayede, hızla artan bir tehdit olan sahte e-posta saldırılarına karşı etkili bir savunma katmanı oluşturulur.

Kontrol, Esneklik ve Yönetim

Çözüm, dünyanın en büyük kuruluşlarının taleplerini karşılayacak şekilde tasarlanmış güçlü kontrol ve politika oluşturma yetenekleri sunar.

Doğru E-posta Sınıflandırması ve Karantina: Çok dilli analiz yeteneği sayesinde e-postaları neredeyse her dilde tehditlere ve istenmeyen iletilere karşı korur. Gelen e-postaları türlerine göre (spam, kimlik avı, sahte, toplu, yetişkin içeriği, kötü amaçlı yazılım) ayrı karantinalara ayırarak yöneticilere ayrıntılı kontrol imkanı tanır.

Graymail Yönetimi: “Graymail” olarak adlandırılan toplu e-postaların gelen kutusunda yarattığı dağınıklığı azaltır. Büyük veri analizi teknikleri ile bu tür e-postaları doğru bir şekilde tanımlayarak ayrı bir düşük öncelikli gelen kutusuna yönlendirir. Kullanıcılar, istedikleri e-postaları normal gelen kutularına “yükseltebilir” veya istemediklerini karantinaya “düşürebilir”.

Politika Oluşturma: Esnek politika motoru, küresel, grup ve kullanıcı düzeyinde özel kurallar oluşturulmasına olanak tanır. Derin içerik denetimi sayesinde kuruma özgü kabul edilebilir kullanım politikaları kolayca uygulanabilir.

İş Sürekliliği ve Görünürlük

E-posta Sürekliliği

Microsoft Office 365 gibi bulut tabanlı platformlarda yaşanabilecek hizmet kesintileri, iş akışını olumsuz etkileyebilir. Proofpoint’in e-posta sürekliliği özelliği, posta sunucuları kullanılamadığında bile e-posta alıp göndermeye devam etmeyi sağlar. Bu “her zaman açık” yetenek, önemli mesajların iletilmesini ve iş operasyonlarının kesintisiz devam etmesini garanti eder. E-posta hizmeti geri yüklendiğinde, gönderilen ve alınan tüm e-postalar sunucuyla senkronize edilir.

Görünürlük ve Raporlama

Mesaj Takibi: Gelişmiş mesaj takip özelliği, onlarca arama kriterine dayalı olarak bulunması zor kayıt verilerini hızlıca tespit etmeye yardımcı olan yüksek performanslı bir arama motoru içerir.

Raporlama: Posta akışı ve eğilimler hakkında ayrıntılı görünürlük sağlayan 60’tan fazla gerçek zamanlı rapor sunar. Bu veriler, ortaya çıkan sorunları ve eğilimleri proaktif bir şekilde ele almaya yardımcı olur.

Son Kullanıcı Kontrolleri

Çözüm, kullanıcılara e-posta tercihleri üzerinde kişisel kontrol imkanı sunar. Kullanıcılar aşağıdaki gibi konularda kendi kendilerine hizmet verebilir:

Karantina yönetimi

Güvenli ve engellenenler listeleri

Toplu posta teslimat tercihleri

Kullanıcılar çeşitli spam politikalarına dahil olma veya bu politikalardan çıkma seçeneğine de sahip olabilir. Tüm son kullanıcı hizmetleri, kurumsal kimliğe uygun olarak kolayca markalanabilir ve çok sayıda dil desteği ile küresel olarak dağıtılabilir.

Temel Özellikler ve Avantajlar

Sektör Lideri Hizmet Seviyesi Anlaşmaları (SLAs)

Çözüm bulutta dağıtıldığında aşağıdaki performans metriklerini taahhüt eder:

Hizmet Kullanılabilirliği: %99.999

Spam Engelleme veya Yönlendirme: %99

Virüs Koruması: %100

E-posta Gecikmesi: 1 dakikadan az

Cisco Cyber Threat Trends Report: From Trojan Takeovers to Ransomware Roulette

Cisco Siber Tehdit Eğilimleri Raporu: Truva Atı Ele Geçirmelerinden Fidye Yazılımı Ruletine

UYARI
© 2024 Cisco and/or its affiliates. All rights reserved. Cisco and the Cisco logo are trademarks or registered trademarks of Cisco and/or its affiliates in the U.S. and other countries. To view a list of Cisco trademarks, go to this URL: www.cisco.com/go/trademarks. Third-party trademarks mentioned are the property of their respective owners. The use of the word partner does not imply a partnership relationship between Cisco and any other company. (1110R) 1332283224   06/24

Cyber Threat Trends Report:
From Trojan Takeovers to Ransomware Roulette

Giriş: DNS En Tehlikeli Tehditleri Keşfetmemize Nasıl Yardımcı Olur?

Tehdit ortamı sürekli değişiyor. İnternet üzerinde her gün milyarlarca ve sürekli genişleyen yeni bağlantılar kuruluyor. Korunması gereken şeyler her zamankinden çok daha fazla.

Çalışma düzenleri sürekli değişiyor, bu da kurumların giderek daha karmaşık hale gelen saldırılara karşı daha savunmasız olduğu anlamına geliyor.

Alan Adı Sistemi (DNS), istemcilerin web sitelerine bağlanmasını, yazılım güncellemelerini gerçekleştirmesini ve kuruluşların güvendiği birçok uygulamayı kullanmasını sağlar.

Alan Adı Sistemi (DNS), korumak için değil, bağlanmak için oluşturulmuştur. Kullanıcıları web sitelerine veya uygulamalara hızlı ve doğru bir şekilde bağlamak için tasarlanmıştır ve internetin temelini oluşturur. İnsanlar farkında olmadan günde milyarlarca kez DNS kullanır; bir kullanıcı bir web sitesine her bağlandığında, telefonunda bir uygulama açtığında veya bir yazılım güncellediğinde, cihazı alan adıyla ilişkili IP adresini bulmak için DNS sunucularını sorgular.

Cisco, siber güvenlik konusunda benzersiz bir bakış açısına sahiptir. Göremediğiniz şeyi koruyamayacağınızı biliyoruz. Cisco olarak biz, günlük ortalama 715 milyar DNS isteğini çözümlediğimiz için, dünyadaki diğer tüm güvenlik sağlayıcılarından daha fazla tehdit, kötü amaçlı yazılım ve saldırıyla karşılaşıyoruz.

Ayrıca tüm güvenlik hizmetlerimizi Cisco Talos’un tehdit istihbaratıyla destekliyoruz. Talos, seçkin güvenlik uzmanları grubundan oluşan, dünyanın en büyük sivil toplum tehdit araştırma kuruluşudur. Bu devasa veri kümeleri ve uzman güvenlik araştırmacıları, tehdit araştırmalarımıza güç katıyor ve saldırıları daha erken durdurmak için eşsiz tehdit istihbaratı sağlıyor. Tehditleri daha erken görüp anlamamızı ve daha hızlı engellememizi sağlayan da işte bu temeldir.

Günümüzdeki karmaşık saldırıların çoğu DNS etkinliğine dayanmaktadır. Bu rapor, siber saldırılar için DNS’i kullanan başlıca tehditleri ve DNS katmanı güvenliğinin kötü amaçlı etkinliklerin ve güvenliği ihlal edilmiş sistemlerin daha iyi doğruluğunu ve tespitini nasıl sağladığını inceliyor.

Metodoloji

Aşağıdaki analiz, Cisco Umbrella kullanan kuruluşlar tarafından gözlemlenen DNS etkinliğine dayanmaktadır.

Veriler, Umbrella tarafından tanımlanan çeşitli tehdit kategorilerine göre Ağustos 2023 ile Mart 2024 arasında engellenen alan adı sayısını kapsamaktadır.

Eğilim grafikleri, belirli bir aydaki DNS etkinliğinin, tam zaman diliminin aylık ortalamasına kıyasla artıp artmadığını göstermektedir.

Temel Bulgular

En çok görülen üç tehdit kategorisi Infırmation Stealers (Bilgi Hırsızları), Trojans (Truva Atları) ve Ransomware (Fidye Yazılımları) idi. Bu kategorilerin her birinin ortalama aylık engelleme sayısı yüz milyonlarcaydı.

#1. Information Stealer – 246 Million

#2. Trojan – 175 Million

#3. Ransomware – 154 Million

#4. RAT – 46 Million

#5. APT – 40 Million

#6. Botnet – 31 Million

#7. Dropper – 20 Million

#8. Backdoor – 14 Million

Tehdit #1: Information Stealers

Information Stealer (Bilgi Hırsızı) Nedir?
Bilgi hırsızları, virüslü bir sistemden çeşitli kişisel ve finansal bilgileri toplamak için tasarlanmış kötü amaçlı programlardır. Tuş vuruşlarını yakalayabilir, dosyaları çıkarabilir, parolalar ve çerezler gibi tarayıcı verilerini çalabilir ve daha fazlasını yapabilirler. Bilgi hırsızları, tehditlerin ele geçirilmiş bir kuruluştan veri sızdırması nedeniyle büyük miktarda DNS trafiği oluşturur.

İlk olarak 2020 civarında tespit edilen Redline, tarayıcılarda kayıtlı parolalar, kredi kartı bilgileri, kripto para cüzdanları, VPN oturum açma bilgileri, FTP oturum açma bilgileri, çerezler ve oturum verileri gibi çeşitli kişisel bilgileri enfekte bir bilgisayardan çalma yeteneğine sahiptir. Genellikle e-posta ve kötü amaçlı reklam kampanyaları aracılığıyla, doğrudan veya istismar kitleri ve yükleyici kötü amaçlı yazılımlar aracılığıyla iletilir; son araştırmalar, bazı siber suç gruplarının oyun topluluğunu hedef aldığını ve macOS ve Windows kullanıcılarından hassas bilgileri çalabilen kötü amaçlı yazılımlar göndermek için sahte Web3 oyun tuzaklarından yararlandığını göstermektedir.

Cisco’nun Analizi – Information Stealers

Engellenen Information Stealers etkinliği, kimlik bilgilerinin çalınması ve ses/görüntü iletişimlerinin izlenmesini içerir. Her üç ay boyunca ortalamanın üzerinde bir etkinlik ve ardından bir ay boyunca ortalamanın altında bir etkinlik eğilimi görülmektedir. Etkinlikteki bu düşüşler, büyük miktarda çalıntı veriyi işleyen saldırı gruplarının üç ay boyunca veri toplaması ve ardından bir ay boyunca analiz etmesiyle ilişkilendirilebilir. Bu, tehdit ortamında zaman içinde daha önce de görülen bir durumdur.

Bilgi hırsızları, karaborsada büyük değer taşıyan çok sayıda hassas veriyi gizlice toplayabildikleri için önemli bir tehdit olmaya devam ediyor. Sürekli yeni varyantların oluşturulması tespit edilemeyebiliyor ve kimlik avı ve ele geçirilmiş web siteleri de dahil olmak üzere geniş bir dağıtım yelpazesi, sürekli bir kurban akışı sağlıyor. Kişisel ve finansal veriler kazançlı hedefler olmaya devam ederken, bilgi hırsızları siber suçlular tarafından sürekli olarak güncelleniyor ve kullanılıyor.

Tehdit #2: Trojans

Trojan (Truva Atı) Nedir?
Truva atı, kullanıcıları gerçek amacı konusunda yanıltan bir tür kötü amaçlı yazılımdır. Genellikle meşru yazılım kılığına girer; bir diğer yaygın kurulum taktiği ise, kullanıcının fatura kılığına girmiş bir e-posta eki gibi kötü amaçlı bir bağlantı alması ve tıklandığında sessizce bir Truva Atı kurmasıdır. Etkinleştirildikten sonra, siber suçluların sizi gözetlemelerine, hassas verilerinizi çalmalarına ve sisteminize arka kapı erişimi elde etmelerine olanak tanıyabilirler.

Qakbot, bankacılık kimlik bilgilerini ve diğer kişisel bilgileri çalmanın yanı sıra, saldırganların enfekte sistemlere ek kötü amaçlı yazılımlar yüklemesi için bir arka kapı sağlama gibi yeteneklere sahip çok işlevli ve gelişmiş bir Truva atıdır. Zamanla QakBot, kaçınma ve yayılma tekniklerinde çeşitli güncellemeler ve iyileştirmelerle gelişmiştir. Güvenlik açıklarından yararlanarak ve hesap kimlik bilgilerine kaba kuvvet saldırıları uygulayarak ağlar arasında yayılabilir ve bu da kurumsal ağlar içinde hızla yayılmasına olanak tanır.

Cisco’nun Analizi – Trojans

Truva atı etkinliği Ağustos ve Eylül 2023’te en yüksek seviyedeydi, ardından bu araştırmanın kalan zaman diliminde düşüş gösterdi. Bu düşüşlere rağmen, Truva atı etkinliği tehdit kategorileri arasında ikinci en yüksek seviyededir. Geçmişte, fidye yazılımlarındaki artışların yanı sıra Truva atı etkinliğinde de düşüşler görülmüştür.

Truva atları, aldatıcı yapıları ve kötü amaçlı faaliyetler gerçekleştirirken arka planda gizlenebilme yetenekleri nedeniyle yaygın bir tehdit olmaya devam ediyor. Saldırganların sistemlere yetkisiz erişim sağlamaları, ek kötü amaçlı yazılımlar göndermeleri ve arka kapılar oluşturmaları için etkili bir araçtırlar. Truva atlarının sosyal mühendislik ve yazılım açıkları aracılığıyla kolayca yayılabilmeleri, tehdit raporlarımızdaki yaygınlıklarının devam etmesine katkıda bulunmaktadır.

Tehdit #3: Ransomware

Ransomware (Fidye Yazılımı) Nedir?
Fidye yazılımı, kurbanın bilgisayarındaki veya ağındaki dosyaları şifreleyerek erişilemez hale getiren ve şifrelerini çözmek için fidye talep eden bir kötü amaçlı yazılım türüdür. Fidye ödenmezse, kurbanlar genellikle verilerinin kalıcı olarak kaybedilmesi veya çalınan verilerinin ifşa edilmesiyle tehdit edilir.

Lockbit, günümüzün en aktif fidye yazılımı türlerinden biridir; fidye yazılımı operasyonları, veri sızıntısı sitelerine yapılan toplam gönderi sayısının %25’inden fazlasını oluşturmaktadır. Şubat 2024’te, çok kurumlu uluslararası kolluk kuvvetleri görev gücü, LockBit operasyonlarını aksatmayı başardı. Ancak grup, yeni sunucular ve şifreleyiciler kullanarak operasyonlarını hızla yeniden başlatmayı başardı.

Cisco’nun Analizi – Ransomware

Fidye yazılımı faaliyetleri Ocak ayında sıçradı ve gözlemlenen zaman diliminin geri kalanında yüksek seyretti. Fidye yazılımlarında görülen eğilimler, dropper kategorisindeki eğilimleri yakından takip ediyor ve bu da ikisi arasında bir korelasyon olduğunu gösteriyor. Gördüğümüz dropper’ların fidye yazılımı yüklerini beslemek için kullanılıyor olması muhtemel.

Fidye yazılımları, verileri veya sistemleri fidye için rehin tutarak saldırılardan doğrudan para kazandığı için yaygın bir tehdit olmaya devam ediyor. Yüksek kârlılığı ve fidye yazılımı hizmeti platformlarının giderek artan erişilebilirliği, daha az yetenekli saldırganların bile saldırılar başlatmasına olanak tanıyor. Kuruluşların genellikle yetersiz yedekleme ve kurtarma süreçleri ve birçok kişinin fidye ödemeye istekli olması, saldırı döngüsünü sürdürüyor.

Tehdit #4: RAT (Remote Access Trojans)

RAT (Uzaktan Erişim Truva Atı) Nedir?
Fidye yazılımı, kurbanın bilgisayarındaki veya ağındaki dosyaları şifreleyerek erişilemez hale getiren ve şifrelerini çözmek için fidye talep eden bir kötü amaçlı yazılım türüdür. Fidye ödenmezse, kurbanlar genellikle verilerinin kalıcı olarak kaybedilmesi veya çalınan verilerinin ifşa edilmesiyle tehdit edilir.

2009 yılı gibi erken bir tarihte, Gh0st RAT olarak bilinen bir RAT, hedefli saldırılarda kullanılıyordu. Gizliliği ve tespit edilmesinin zorluğuyla biliniyordu. Saldırganların enfekte cihaz üzerinde tam kontrol sahibi olmasını sağlıyor ve casusluk kampanyalarında kullanılıyordu. Cisco Talos Threat Intelligence, bu tehdidin evrimleştiğini belirterek, muhtemelen Ağustos 2023 gibi erken bir tarihte başlayan ve “SugarGh0st” adlı yeni bir RAT ortaya çıkaran kötü amaçlı bir kampanyaya atıfta bulundu. Tehdit aktörünün Özbekistan Dışişleri Bakanlığı ve Güney Kore’deki kullanıcıları hedef aldığını gösteren kanıtlar mevcut. 

SugarGh0st RAT, on yıldan uzun süredir aktif olan kötü şöhretli bir trojan olan Gh0st RAT’ın yeni özelleştirilmiş bir versiyonudur. Bu versiyon, C2 tarafından yönlendirilen uzaktan yönetim görevlerini kolaylaştırmak için özelleştirilmiş komutlar ve kodda kullanılan komut yapısı ve dizelerin benzerliğine dayalı değiştirilmiş iletişim protokolü içerir.

Cisco’nun Analizi – Remote Access Trojans (RAT)

Tıpkı Truva atı etkinliği gibi, RAT etkinliği de zaman içinde düşüş eğilimi gösterdi. Ekim ayında görülen etkinlik artışı, Backdoor etkinliğindeki benzer bir artışla aynı zamana denk geliyor. Bu artışın, Cobalt Strike’ın güncellenmiş bir sürümünün yayınlanmasından kaynaklanması muhtemel; 4.9 sürümü Eylül ayı sonlarında yayınlanmıştı.

RAT’ler, ele geçirilmiş sistemlere derinlemesine erişim sağlama yetenekleri sayesinde siber suçlular ve casusluk için tercih edilen bir araç olmaya devam ediyor. Gizli gözetleme, veri sızdırma ve kurban makineler üzerinde tam kontrol sağlama gibi avantajlara sahipler ve genellikle uzun süreler boyunca tespit edilemiyorlar. RAT’leri tespit etmenin zorluğu ve hedefli saldırılarda çok işlevli kullanımları, tehdit ortamlarında kalıcı olmalarını sağlıyor.

Tehdit #5: APT (Advanced Persistent Threats)

APT (Gelişmiş Kalıcı Tehdit) Nedir?
APT’ler, bilgi çalmak veya operasyonları aksatmak amacıyla belirli kuruluşları (kuruluşlar veya ülkeler gibi) hedef alan karmaşık ve gelişmiş tehditlerdir. Bu tehditler kalıcıdır, genellikle bir ağda uzun süre tespit edilemez ve iyi finanse edilen siber suçlular veya devlet destekli gruplar tarafından gerçekleştirilir.

Cisco Talos Threat Intelligence, Rus siber casusluk tehdit grubu Turla APT grubu tarafından oluşturulan ve işletilen “TinyTurla-NG” (TTNG) adlı yeni bir tehdit tespit etti (kodlama stili ve işlevsellik uygulaması açısından Turla’nın daha önce açıklanan implantı TinyTurla’ya benziyor).

Talos, TinyTurla gibi TinyTurla-NG’nin de, enfekte olmuş sistemlerde diğer tüm yetkisiz erişim/arka kapı mekanizmaları başarısız olduğunda veya tespit edildiğinde kullanılmak üzere geride bırakılan küçük bir “son şans” arka kapısı olduğunu değerlendirdi.

Cisco’nun Analizi – Advanced Persistent Threats (APT)

Bu kategori, ayda ortalama 40 milyon blokla, bir aydan diğerine en düşük değişim oranlarından birine (veya en istikrarlı aktivite miktarına) sahipti. Bu sınıflandırma, karmaşık saldırılar gerçekleştirmek için kaynaklara, zamana ve özveriye sahip, yüksek vasıflı tehdit aktörlerini kapsamaktadır.

APT’ler, genellikle ulus devletler veya iyi finanse edilen kuruluşlar tarafından desteklenen, karmaşık, hedef odaklı ve gizli yapıları nedeniyle yaygınlığını sürdürmektedir. Casusluk ve fikri mülkiyet hırsızlığına uzun vadeli odaklanmaları ve ağlar içinde aylarca hatta yıllarca tespit edilememe kabiliyetleri, onları siber güvenlikte sürekli gelişen ve kalıcı bir tehdit haline getirmektedir.

Tehdit #6: Botnet

Botnet Nedir?
Botnet, bir tehdit aktörü (genellikle “bot yöneticisi” olarak adlandırılır) tarafından kontrol edilen, bot olarak bilinen virüslü bilgisayarlardan oluşan bir ağdır. Bu ele geçirilmiş bilgisayarlar, sahiplerinin bilgisi olmadan Dağıtılmış Hizmet Reddi (DDoS) saldırıları başlatmak, spam e-postalar göndermek, veri çalmak veya kötü amaçlı yazılım yaymak gibi kötü amaçlı faaliyetleri gerçekleştirmek için uzaktan kontrol edilebilir.

Mirai botnet’i iyi bilinen bir örnektir. 2016 yılında, Twitter, Netflix ve Reddit gibi hizmetler de dahil olmak üzere internetin büyük bir bölümünü çökerten büyük bir DDoS saldırısı başlatmak için kullanıldı. Botnet, çoğunlukla varsayılan kullanıcı adı ve parolaları kullanılarak enfekte edilen kamera ve DVR gibi IoT cihazlarından oluşuyordu. Linux tabanlı bir diğer botnet olan TheMoon ise 2024’ün ilk yarısında büyümeye devam ederek 88 ülkede 40.000 uç noktaya ulaştı.

Cisco’nun Analizi – Botnet

Botnet etkinliği, Mart ayındaki ani artışa kadar gözlemlenen zaman dilimi boyunca oldukça istikrarlı seyretti; bu artış, söz konusu zaman diliminin ortalamasının %174 üzerindeydi.

Genel olarak, Botnet’ler, güvenli olmayan IoT cihazları da dahil olmak üzere çok sayıda cihaza hızla yayılma kabiliyetleri ve DDoS saldırıları ve veri hırsızlığı gibi çeşitli kötü amaçlı faaliyetleri yürütmedeki çok yönlülükleri nedeniyle yaygın bir siber tehdit olmaya devam ediyor. Merkezi olmayan komuta ve kontrol yapıları ve gizli çalışmaları nedeniyle tespit edilmeleri ve ortadan kaldırılmaları zordur.

Tehdit #7: Dropper

Dropper Nedir?
Dropper, hedef sisteme başka kötü amaçlı yazılımlar yüklemek için tasarlanmış bir kötü amaçlı yazılım türüdür. Dropper’ın kendisi genellikle sisteme zarar vermez; bunun yerine amacı, tespit edilmekten kaçınmak ve diğer kötü amaçlı programları gizlice indirip çalıştırabileceği bir yer edinmektir.

2019 yılında, Android cihazları hedef alan “xHelper” adlı bir dropper ortaya çıktı. Kalıcılığıyla, manuel olarak kaldırma girişimlerinden veya fabrika ayarlarına sıfırlamalardan sonra bile kendini yeniden kurabilmesiyle ünlüydü. xHelper, çeşitli kötü amaçlı faaliyetlerde bulunabilen diğer kötü amaçlı uygulamaları indirip yüklüyordu.

Cisco’nun Analizi – Dropper

Fidye Yazılımı kategorisinde olduğu gibi, dropper kategorisinde de Ocak ayında bir artış görüldü ve bu artış zaman diliminin sonuna kadar devam etti.
Dropper’lar, çok aşamalı kötü amaçlı yazılım saldırılarında, yüklerin gizlice iletilmesini kolaylaştırarak önemli bir rol oynadıkları için hala yaygın olarak bildirilmektedir.

İlk güvenlik önlemlerini atlatıp daha yıkıcı kötü amaçlı yazılımlar yükleyebilme yetenekleri, onları siber suçluların cephaneliğinde kalıcı bir araç haline getirmektedir. Dropper’lar tespit edilmekten kaçınmak için geliştikçe, karmaşık kötü amaçlı yazılım enfeksiyonlarını kolaylaştırmadaki kullanımları onları güncel tutmaktadır.

Tehdit #8: Backdoor

Backdoor Nedir?
Backdoor (Arka kapı), yetkisiz kullanıcıların normal kimlik doğrulamasını atlatarak bir bilgisayara veya ağa uzaktan erişim sağlayabileceği bir yöntemdir. Yüklü bir yazılım veya donanımın veya yazılımın yerleşik bir özelliği olabilir.

Cobalt Strike, öncelikli olarak sızma testleri ve güvenlik değerlendirmeleri için kullanılan meşru bir yazılım aracıdır. Ancak, güçlü yetenekleri siber suçlular tarafından kötü amaçlı amaçlarla da kullanılmıştır. Bir güvenlik tehdidi olarak Cobalt Strike, saldırganlar tarafından Cobalt Strike araç setinin yetkisiz kullanımını ifade eder. Siber suçlular, hedef ağdaki tehlikeye atılmış sistemlerin komuta ve kontrolü (C2) için Cobalt Strike’ın “işaret” yüklerini kullanır. Değiştirilebilir C2 profilleri, saldırganların işaretin ağ trafiğini normal trafikle harmanlayacak şekilde özelleştirmelerine olanak tanır ve bu da ağ savunma sistemlerinin kötü amaçlı iletişimleri tespit etmesini zorlaştırır. Ayrıca, saldırganların ağ içindeki tutunmalarını artırmak için kullanabilecekleri ayrıcalık yükseltme, yatay hareket ve keşif gibi istismar sonrası faaliyetler için bir dizi araç sunar.

Cisco’nun Analizi – Backdoor

Gözlemlenen arka kapı faaliyetlerinin çoğu Cobalt Strike kullanımına bağlanabilir. Ekim ayında görülen ani artış, RAT faaliyetlerindeki benzer bir artışla aynı zamana denk geliyor. Bu artışın Cobalt Strike’ın 4.9 sürümünün yayınlanmasına atfedilmesi mümkün.

Arka kapılar, saldırganlara ele geçirilmiş sistemlere sürekli ve yetkisiz erişim sağladıkları için önemli bir tehdit olmaya devam ediyor. Gizlilikleri ve süreklilikleri, veri ihlalleri, gözetim veya daha fazla kötü amaçlı faaliyet için uzun vadeli istismara olanak tanıyor. Arka kapıların yazılım veya sistemlere, genellikle tedarik zinciri ihlalleri yoluyla stratejik olarak yerleştirilmesi, onları ortadan kaldırılması zor bir tehdit ve kuruluşlar için sürekli bir endişe kaynağı haline getiriyor.

Öneriler

Güvenlik uzmanları, DNS sorgularını izleyerek ve kontrol ederek, kötü amaçlı trafiği son kullanıcı cihazlarına ulaşmadan önce tespit edip engelleyebilir. Güvenlik uzmanlarının savunmalarını güçlendirmek için dikkate almaları gereken bazı öneriler ve sonraki adımlar şunlardır:

1. DNS Güvenliğinden Yararlanma

2. Uç Noktalarınızı Koruma

3. Güvenlik Savunma Stratejisinin Uygulanması

DNS Güvenliğinden Yararlanma

DNS filtrelemeyi uygulayın: Bilinen kötü amaçlı etki alanlarına ve IP adreslerine erişimi engellemek için DNS filtreleme hizmetlerini kullanın. Bu, komuta ve kontrol sunucularına, kimlik avı sitelerine ve diğer kötü amaçlı çevrimiçi kaynaklara bağlantıları engelleyebilir.

Tehdit istihbaratından yararlanın: Kötü amaçlı ana bilgisayarların listesini güncel tutmak için tehdit istihbaratı akışlarını güvenlik sistemlerinizle entegre edin. Bu proaktif yaklaşım, ortaya çıkan yeni tehditleri tespit edip engellemenize yardımcı olur.

DNS trafiğini izleyin: Çok sayıda DNS sorgusu, var olmayan etki alanları için tekrarlanan sorgular (NXDOMAIN) veya tek bir etki alanına sık sık yapılan sorgular gibi kötü amaçlı etkinlikleri gösterebilecek olağandışı kalıplar için DNS günlüklerini düzenli olarak izleyin ve analiz edin.

Güvenli DNS çözümleyicileri: DNS ele geçirme ve önbellek zehirleme saldırılarını önlemek için DNS çözümleyicilerinizin güvenli bir şekilde yapılandırıldığından emin olun. DNS verilerinin bütünlüğünü korumak için DNSSEC (DNS Güvenlik Uzantıları) kullanın.

Uç Noktalarınızı Koruma

Ağları segmentlere ayırın: Kötü amaçlı yazılımların yayılmasını sınırlamak için ağınızı segmentlere ayırın. Bir cihaz tehlikeye girerse, ağ segmentasyonu kötü amaçlı yazılımın ağın diğer bölümlerine yatay olarak yayılmasını önleyebilir.

Uç nokta koruması: Davranış analizi ve makine öğrenimi tekniklerini kullanarak sıfırıncı gün tehditleri de dahil olmak üzere kötü amaçlı yazılımları tespit edip engelleyebilen gelişmiş uç nokta koruma çözümleri dağıtın.

Erişim kontrollerini uygulayın: Bir arka kapının veya RAT’ın bir sisteme erişmesinin potansiyel etkisini en aza indirmek için en az ayrıcalık ilkesini ve güçlü kimlik doğrulama yöntemlerini kullanın.

Güvenlik Savunma Stratejisinin Uygulanması

Sistemleri yamalayın ve güncelleyin: Truva atları, dropper’lar ve arka kapılar gibi kötü amaçlı yazılımlar tarafından istismar edilebilecek bilinen güvenlik açıklarına karşı koruma sağlamak için tüm sistemleri ve yazılımları en son yamalarla güncel tutun.

Kullanıcıları eğitin: Çalışanlarınıza, kimlik avı girişimlerini ve kötü amaçlı yazılım bulaşmalarına yol açabilecek diğer sosyal mühendislik taktiklerini belirlemelerine yardımcı olmak için en iyi güvenlik uygulamaları konusunda eğitim verin.

Verileri düzenli olarak yedekleyin: Kritik verilerin düzenli yedeklerini alın ve bu yedeklerin güvenli bir şekilde saklandığından ve hızlı bir şekilde geri yüklenebildiğinden emin olun. Bu, özellikle fidye yazılımı saldırılarından kurtulmak için önemlidir.

Olay müdahalesini planlayın: Kuruluşunuzun siber güvenlik olaylarına etkili bir şekilde müdahale etmeye hazır olması için bir olay müdahale planı geliştirin ve düzenli olarak test edin.

Çok katmanlı bir savunma stratejisi oluşturun: DNS katmanlı güvenliğini, güvenlik duvarları, saldırı tespit sistemleri (IDS) ve saldırı önleme sistemleri (IPS) gibi diğer güvenlik kontrolleriyle birleştirerek, katmanlı bir güvenlik yaklaşımı kullanın.

DNS Güvenliği En Büyük Tehditlere Karşı Nasıl Savunma Sağlayabilir ve Güvenlik Dayanıklılığını Nasıl Artırabilir?

Global Cyber ​​Alliance’ın DNS Güvenliğinin Değeri raporuna göre, DNS güvenliği siber olayların üçte birini hafifleterek 10 milyar dolara kadar kaybı önleyebilir. DNS katmanının güvenliğini sağlamak, bağlantı kurulmadan önce kötü amaçlı alan adlarını, IP adreslerini ve bulut uygulamalarını engellemek anlamına gelir.

Cisco, DNS katmanı güvenliğinde küresel bir liderdir; her gün 550 milyar güvenlik olayı, ayda 1,5 milyar kimlik doğrulama isteği, günde 2,8 milyon yeni kötü amaçlı yazılım örneği görüyor ve yılda 200’den fazla güvenlik açığı keşfediyoruz. Uçtan uca görünürlüğümüz sayesinde daha fazla tehdide karşı koruma sağlayabiliyoruz.

30.000’den fazla müşteri Cisco’yu DNS güvenliğinde güvenilir ortakları olarak seçtiğinden, kuruluşlar, kullanıcılarının devam eden hibrit çalışmaları, bulut dönüşümleri ve dağıtılmış ortamları sayesinde daha iyi korunacağından emin olabilirler.

Security Service Edge (Güvenlik Hizmeti Uç Noktası) Hakkında

SSE mimarisi, bulut ortamları, uzak konumlar ve mobil kullanıcılar dahil olmak üzere dağıtılmış bir ağ üzerinden hizmetlere, uygulamalara ve verilere güvenli erişim sağlamaya odaklanır. DNS güvenliği de dahil olmak üzere birden fazla güvenlik işlevini tek bir bulut hizmetinde birleştirerek SSE, hem kullanıcıları hem de altyapıyı tehditlere karşı etkili bir şekilde korur.

Cisco Umbrella Hakkında

Cisco Umbrella, tüm Cisco SSE çözümleri için güvenli internet erişimi sağlayan Cisco Security Service Edge (SSE) ürün ailesinin bir parçasıdır. Umbrella, kötü amaçlı yazılımları daha erken durdurmak ve enfekte olmuş makineler ağınıza bağlanırsa saldırganlara geri arama yapılmasını önlemek için tüm bağlantı noktaları ve protokoller üzerinden tehditleri durdurmak üzere DNS kullanır.

Umbrella, her ölçekteki kuruluşa daha az yanlış pozitifle daha fazla tehdidi daha hızlı engellemek için ihtiyaç duydukları veri ve görünürlüğü sağlar.

Güçlü DNS katmanı güvenliğinde lider olan Umbrella, şirket içi kullanıcılar için ek bir koruma katmanı sağlarken, aynı zamanda gezici kullanıcıların işlerinin onları götürdüğü her yerde güvenilir koruma elde etmelerini sağlar.

Tehditleri bir gün gibi kısa bir sürede dağıtın ve durdurmaya başlayın.

Bir Cisco Umbrella Demosu Planlamak için lütfen bizi arayın.

Cisco Secure Access Hakkında

Cisco Secure Access, Güvenlik Hizmeti Uç Noktası (SSE) ürün ailemizin en yeni üyesidir ve birleşik, bulut tabanlı güvenlik, sıfır güven ilkeleri ve yapay zeka destekli görünürlüğü bir araya getirerek kuruluşların her yerden her yere güvenli erişim sağlama becerisini kökten iyileştirir.

Secure Access, güvenli web ağ geçidi (SWG), bulut erişimi güvenlik aracısı (CASB), sıfır güven ağ erişimi (ZTNA), uzaktan tarayıcı izolasyonu (RBI), veri kaybı önleme (DLP), bulut kötü amaçlı yazılım tespiti ve daha fazlasını içeren kapsamlı bir güvenlik özellikleri seti sunar. Kullanıcıların internete, genel SaaS uygulamalarına ve özel uygulamalara erişimini etkili bir şekilde güvence altına alarak, onları karmaşık ve gelişen tehditlere karşı korur.

Bir Cisco Secure Access Demosu Planlamak için lütfen bizi arayın.

UYARI
© 2024 Cisco and/or its affiliates. All rights reserved. Cisco and the Cisco logo are trademarks or registered trademarks of Cisco and/or its affiliates in the U.S. and other countries. To view a list of Cisco trademarks, go to this URL: www.cisco.com/go/trademarks. Third-party trademarks mentioned are the property of their respective owners. The use of the word partner does not imply a partnership relationship between Cisco and any other company. (1110R) 1332283224   06/24